|
|
Ayasofya'nın
Müzeye Dönüştürülmesi
Fossatiler'in
restorasyonundan önce Batılılar Ayasofya'yı ancak padişahtan özel
bir ferman alarak ziyaret edebilmekteydi ve bu fermanı almak da çok
güçtü. Restorasyon sırasında yapıya çok daha kolay girilebiliyordu
ve birçok gezgin hem bu mimarlık eserini görmek hem de çalışmaları
izlemek üzere gelmekteydi. İstanbul'a giderek daha çok yabancı
ziyaretçinin gelmesiyle bu tarihi anıtı görme isteği de arttı.
1934 yılında, modern Türk devletinin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk,
Ayasofya'nın müzeye dönüştürülmesini emretti; kararname Başbakan
İsmet İnönü tarafından imzalandı. Atatürk'ün modernleşme ve
laikleşme programında bu mantıklı bir adımdı; aynı zamanda Türk
tarihi ile ilgili eğitim ve
turizm alanında da yararlar sağlamaktaydı. On dokuzuncu yüzyılda
badana ile örtülen mozaiklerin ortaya çıkarılması çalışmaları, 1931
yılında, Harvard Üniversitesi Bizans Enstitüsüne, mozaikleri ortaya
çıkarma ve restore etme izni verildiği zaman başladı. Enstitünün
kurucusu Thomas VVhittemore narteksteki mozaikleri 1931 yılında,
güney giriş holündekileri 1933 yılında ortaya çıkarmaya başladı.
Ertesi yıl da güney galeriye geçerek Deesis mozaiği üzerinde
çalışmaya başladı. Böylece Ayasofya'nın kapıları, 1 Şubat 1935 günü
738 ziyaretçiye açıldığında, mozaiklerin bir bölümü herkesin
görebilmesi için ortaya çıkarılmış bulunuyordu. VVhittemore,
restorasyon çalışmalarını ve bilimsel araştırmalarını 1950 yılında
ölümüne kadar sürdürdü ve ardından başka uzmanlar onun izinden
yürüdüler. Günümüzde Ayasofya, kültürel yönden çok çekiciliği olan
önemli bir eserdir. |
|