|
Günümüzde
Yapılan Restorasyon Çalışmaları
1992 yılında,
İstanbul Restorasyon ve Koruma Merkez Laboratuarı ile UNESCO
tarafından desteklenen uluslararası bir ekibin işbirliğiyle
restorasyon ve sağlamlaştırma çalışmalarına başlandı. Ertesi yıl,
kubbenin en fazla tahrip olmuş kuzeydoğu çeyreğine ulaşılmasını
sağlayacak muazzam bir iskele kuruldu. İlk iş bu bozulmanın
sebeplerini araştırmaktı. On dokuzuncu yüzyılda Fossati Kardeşlerin
yararlanamadığı endoskopik, ultrasonik ve termografik inceleme
yöntemleri uygulandı. Yapısal çatlaklar ile dokudaki nem ve çözünen
tuzların hareketi birkaç yıl boyunca izlenerek sonuçlar çıkarıldı.
Mozaiklerin bazı bölümlerin arkalarındaki tuğladan ayrılmış
oldukları ve orijinalinde iki kat cam arasına altın varak
yerleştirerek yapılan tesseraların tabakalarına ayrıldığı görüldü.
Aşırı kirlenmenin, on dokuzuncu yüzyılda mozaiklerin üstünün aşırı
şekilde boyanmasının ve bazı bölümleri yerinde tutabilmek için demir
ve bakır çivilerin kullanılmasının bedeli ağır ödenmekteydi.
Kubbenin en alçak bölümleri bu tahribattan en az etkilenirken
tepesindeki on dokuzuncu yüzyıla ait kitabenin bile tehlikede olduğu
ortaya çıktı. Dünyanın başka yerlerinde yürütülen çalışmalardan elde
edilen deneyim ve bilgilerin dikkatle incelenmesi, onarım ve
restorasyonda kullanılacak malzeme ve yöntemlerle ilgili en iyi
kararların alınmasında restorasyon ve koruma çalışmalarını yapanlara
yardımcı olmuştur.
Restorasyon
çalışmalarının başlangıcından bu kitabın yayımlanmasına kadar geçen
on yıl içinde, kurulan iskele bir kez yer değiştirmiştir. Şu anda
iskele kubbenin kuzeybatı çeyreğine ulaşılacak şekilde kurulmuştur
ve kubbenin tamamı görülebilir hale gelinceye kadar iki kez daha yer
değiştirecektir. Bu çalışma daha pek çok yıl sürecektir, ancak büyük
bir mimari eserin 1465 yıllık ömründe bu süre çok küçük bir
bölümdür. Osmanlı yönetimi altındaki Ayasofya'da Fatih tarafından
yaptırılan onarımlardan on altıncı yüzyılda Sinan'ın yaptığı yapısal
değişikliklere ve Fossati Kardeşler tarafından yürütülen güçlendirme
çalışmalarına kadar bütün çabalar, günümüzde yapılmakta olan
restorasyonun yolunu açmıştır ve şüphesiz bu da son restorasyon
olmayacaktır.
|