|
|
Kuzey Timpanum Duvarındaki ve
Pandantiflerdeki Mozaikler
İmparatorluk Kapısı'ndan girip
ilerlediğinizde, sağ ve sol tarafında, kemer dizileri ve timpanum
duvarlarıyla uçsuz bucaksız nefin, uzunluk ve merkezilik etkisinin
bileşimi ve pandantifler üzerindeki kubbeyle taçlanması, gözü
ileriye ile yukarıya doğru yönlendirmektedir. Nefin iki yanında,
çift sıra kemerli pencereleri ile timpanum duvarları, sıra sıra
yüksek ve zarif sütunlu galerilerden daha baskın görünümdedir.
Galerinin üstündeki ve pencerelerin altındaki kısımda, her iki
tarafta birer sıra olmak üzere, piskoposların, peygamberlerin ve
başmeleklerin, dev bir Ortodoks takviminde yapay çerçevelerin içine
yerleştirilmiş azizler gibi duran betimleri yer almaktadır.
Tasvirlerin hepsinde ortak bir duruş görülmektedir: Her biri sol
elinde İncil taşırken, sağ eliyle de takdis işareti yapmaktadır.
Bunlar, tüm kilisenin belirleyici tasviri olan kubbedeki büyük
Pantokrator betimlemesinin muhafız alayıdır. Orijinal nefin, kemer
dizilerinin ve galerilerin düzeni, imparatorluk ayinleri için
teatral bir sahne işlevini yerine getirirken (bu tek tasvir teolojik
olarak tüm ayini tanımlamaktadır), Ayasofya'nın süslemeleri de ilahi
bir tecelli, Tanrının insanoğluna bir vahiy işlevi görmekteydi.
Orijinali, büyük olasılıkla, dokuzuncu yüzyılda yapılan Pantokrator
mozaiği tümüyle yok olmuştur. Bu mozaikten tek arta kalan, altındaki
üçgen bingilerin içbükey eğimlerindeki dört tane kanatlı melektir.
Bunlardan doğudaki ikisi orijinal mozaikler, batıdakiler ise boyayla
yapılmış kopyalardır. Tüm mozaikler arasında yalnızca bunların üstü,
yarasa oldukları düşünülerek, yüzleri hariç hiç örtülmemiştir.
|
|