|
|
Türbeler
II. Selim,
Edirne'deki Selimiye'yi kendi sultan camisi olarak halkına
bahsetmişti ancak istanbul dışında bir padişah türbesi
düşünülemezdi. Bu nedenle, Ayasofya'ya gömülmeyi tercih etti.
Topkepı sarayı'na bu denli yakın, prestijli bir yer şüphesiz çok
değerliydi ancak padişahın en önemli gerekçesi sembolik bir gerekçe,
Bizans imparatorlarının devamı olma arzusunu tatmin etmek
olabilirdi. Selim'in türbesi Sinan tarafından tasarlandı ve Osmanlı
âdetlerine göre ölümünden sonra oğlu III. Murat tarafından inşa
ettirildi. Cambridge'de Trinity College Kütü pha nesi 'n dek i
birtabloda, türbenin bitirilmesinden önce, U. Selim'in tabutunun,
ayrıca beş oğlunun daha küçük tabutlarının üstüne kurulan görkemli
kırmızı bir çadır görülmektedir.
Selim'in türbesi,
oldukça karmaşık biçimli taş bir bina olup üç kemerli kapı
sundurmasından geçilerek girilen küçük bir camiye benzer. Beyaz
mermerden yapılmış ve ayrıntıları vurgulamak İçin pembe, kırmızı
porfir ve verde-anttque taşlar kullanılmıştır. Kapının etrafı enfes
iznik çinilerinden oluşan panolarla çevrelenmiştir; bu panolardan
bir tanesi orijinal olup diğeri ise aslının iyi bir kopyasıdır. Çini
deseninin ortasında, göz yaşı biçimindeki bir şeklin içindeki çiçek
açmış ağaç, cennetin vaat edildiğini simgelemektedir; bu ağacın
etrafını da birbirinin içine geçmiş daha büyük çiçek motifleri
dönerek çevrelemektedir. Sundurmadaki zengin görünümden sonra
içerisi daha da nefes kesici zenginliktedir. 80 yaşında hâlâ
dinçliğini koruyan Sinan, aydınlık kubbeli iç mekân temasının
değişik bir çeşitlemesini uygulayarak Edirne'deki Selimiye Camii'nin
bir minyatürünü yaratmıştır. Osmanlı türbelerinin, masif kubbelerin
küçük pencereli masif duvarlar üzerinde yükseldiği geleneksel
tasarımıyla yetinmeyen Sinan, 11,5 m çapındaki hafif kubbeyi sekiz
serbest sütun ve kemer üzerine oturtmuştur. Böylece ortaya,
etrafında kesintisiz bir çevre koridorunun yer aldığı kare içinde
sekizgen bir plan çıkmıştır. Sinan, yapının kare köşelerini üst
seviyede yarım kubbelere dönüştürerek tasarımına karmaşık bir
görünüm katmıştır. Böylece kemerlerin arkasında, üç geniş pencereli
düz duvarların ve daha küçük pencereler açılmış yarım kubbelerin
almaşıklı bir ritmi ortaya çıkmıştır. Aşağıdaki iki pencere
dizisinden giren ışık miktarı daha fazladır. İlk pencere sırasının
üzerinde ve göz hizasının biraz üstünde, bir kitabe şeridi duvarları
hiç kesintisiz olarak çevrelemektedir. Koyu mavi zemin üzerine beyaz
haflerle yazılmış Arapça yazı, Sinan'ın camilerinin çoğunda görülen,
aşina bir on altıncı yüzyıl yazı tarzının güzel bir örneğidir. Bu
yazı, duvarları örten çinilerin solgun renklerinin yanında göze
çarpmaktadır. Pürüzsüz gövdeleri ve mukarnaslı başlıkları ile beyaz
mermer sütunlar, pencerelerden giren ışığı yansıtarak mekânın
aydınlık niteliğine katkıda bulunmaktadır. Buna tezat olarak da
kemerlerin çok renkliliği ve kubbedeki süslemelerin koyu ' kırmızısı
yukarıda muhteşem bir özellik yaratmaktadır. Kubbenin altındaki
merkezi alanda, II. Selim'in yanında has kadını Nur Banu
yatmaktadır. Nur Banu II. Selim'e hükümdarlığı sırasında çok baskı
yapmıştır. Oğlu III. Murat tahta geçtiği zaman da, imparatorluğun
yönetilmesinde temel rol oynamayı sürdürebilmek çabasıyla oğlunun
haremindeki kadınlarla ilgilenmesini ve devlet işlerinden uzak
kalmasını sağlamıştır.
Sinan'ın ardından
başmimarlık yapan Davut Ağa 1595 yılında ölen III. Murat'ın
türbesinin tasarımını yapmış ve Selim'in türbesindeki kubbenin
serbest sütunlar ve kemerler üzerine oturtulduğu projeyi
uygulamıştır. Ancak tasarım çok daha basit olmuştur; dış duvarları
düz olan altıgen plan ve içeride altı sütun ile kemerler
bulunmaktadır. Sinan'ın tasarımında olduğu gibi, içeriyi ışığa boğan
üç kat pencere dizisi bulunmaktadır. Yine mukarnaslı başlıklı beyaz
mermer sütunlar çok renkli kemerleri taşımakta ve iç duvarları
çepeçevre bir kitabe şeridi dolanmaktadır. 1603 yılında ölen III.
Mehmet, Ayasofya'nın avlusunda gömülen son padişah olmuştur. Dalgıç
Ahmet Ağa tarafından tasarlanan türbesi oğlu I. Ahmet tarafından
inşa ettirilmiştir. I. Ahmet de Ayasofya'nın tam karşısına Sultan
Ahmet Camii'ni inşa ettiren padişah olarak ün kazanmıştır. III.
Mehmet'in türbesi babasınınkine benzemektedir, ancak dıştan sekizgen
planlıdır. Bu türbelerin günümüzde halka açık olmaması bir
talihsizliktir; yakın zamanda açılacaklarını ummaktayız. |
|