|
|
Anthemios ve
İsidoros
İsyanın bastırılmasının
hemen ardından Iustinianos yangın felaketinde harap olan ya da hasar
gören büyük yapıların yeniden inşaasına koyuldu. Önceliği de
Ayasofya Katedrali'nin inşaasına verdiği görülmektedir. İmparator bu
iş için iki kişiyi görevlendirdi: Tralleisli (Lidya'da) Anthemios ve
Miletoslu İsidoros. Çağdaş yazarlar, altıncı yüzyılda mimar sözcüğü
yaygın olmasına rağmen, Anthemios ve İsidoros'tan mimar olarak değil
mekhanikos veya mekhanipoioi olarak söz etmektedirler. Bu terimler
tasarım sanatını icra eden çok az sayıda kişiyi ifade etmekteydi. Bu
kişiler yapı, makina ya da başka eserlerin tasarımını yapmaktaydılar
ve genel anlamıyla mekhanike theoria yani 'mekanik bilimi'nin
ustaları konumundaydılar. Bu bilim dalı, modern mekanik biliminden
çok daha geniş kapsamlı olup modern bir mimarın öğrenmesi gereken
tüm konuları kapsamaktaydı; yalnızca geometri ve fizik kuramlarını
değil, aynı zamanda antik ve geç antik çağda bugünkünden daha önemli
olan astronomiyi de içermekteydi.
Anthemios bir
matematikçi ve fizikçiydi ve Önemli Mekanik Cihazlar Hakkında ya da
koni kesitleri tarihinde önemli bir konu olan Yakma Aynaları Üzerine
adlı risalelerin yanı sıra, hidrolik konularında da incelemeler
yazmıştı. Bizanslı yazar Agathias'ın (532580 civarı) ifadesiyle
Anthemios, 'geometrik spekülasyonları nesnelere uygulayan ve doğanın
modellerini ya da taklidini yapan' bir bilim adamıydı. Anthemios'un
yaptığı deneyler arasında buhar gücü ve yapay gök gürültüsü
kullanarak oluşturduğu yapay depremin yanı sıra, güçlü bir
yansıtıcının (reflektör) yapımı da bulunmaktadır. Bir ipin odak
noktasında sıkıca gerilerek elips elde edilebileceğinden ilk söz
eden kişi de Anthemios'tur. Meslektaşı İsidoros'un geometri ve
mekanik hocası olduğu anlaşılmaktadır, iskenderiyeli Heron'un M.Ö.
I. yüzyıl sonlarında yazdığı Tonoz Yapımı Üzerine adlı kayıp
risalesi için bir yorum yazmıştır. İsidoros aynı zamanda,
Arkhimedes'in (Arşimet) eserlerini düzeltilmiş şekliyle
yayımlamıştır. Eukleides (Öklid) hakkında bir otorite olan İsidoros,
parabol çizimine yarayan bir pergel de icat etmiştir. Yeni
Ayasofya'yı tasarlamalarından önce, ne Anthemios'un ne de
İsidoros'un herhangi bir yapı deneyimine sahip olduklarına ilişkin
bilgi yoktur. Anthemios'un İstanbul'da, Iustinianos dönemi
kiliselerinden Sergios ve Bakhos'un (Küçük Ayasofya) tasarımını
yaptığı konusundaki spekülasyonları doğrulayan hiçbir kaynak
bulunmamaktadır. Ancak Ayasofya, onların Iustinianos için yaptıkları
tek mimari çalışma değildi. 540 yılındaki Pers kuşatması sırasında,
Mezopotamya'daki doğu sınır şehri Dara'da, selin kontrol altına
alınması konusunda, imparator her ikisine de fikir danışmıştı.
Iustinianos döneminde mechanopoioi'nln uzmanlık alanı büyük
bayındırlık işlerini olduğu kadar, kilise inşaasını da
kapsamaktaydı. Kısacası, Iustinianos yeni katedralin projesini
yapmak üzere deneyimli mimar ya da usta inşaatçıları değil, teknik
bilgileri yüksek ve bilimsel ilgi alanları geniş olan iki seçkin
kişiyi görevlendirmişti. Fevkalade yenilikçi ve cüretli bir anıtın
yaratılması için ortam hazırlanmıştı.
Yeni Ayasofya'yı inşa çalışmaları Nika Ayaklanmasından 39 gün sonra,
23 Şubat 532 günü başlamış olabilir. Yeni kilisenin temel atma
töreni için ilahi yazarı Romanos Melodes (ölümü 555'ten sonra),
'Depremler ve Yangınlar Üzerine' adlı şiirsel bir vaaz
bestelemiştir. Bu kontakion, Iustinianos'u, kiliseyi yeniden inşa
ettirdiği için yeni bir Süleyman (Solomon) olarak övmektedir.
Ayasofya'nm yapımı eğer gerçekten 532 yılının Şubat ayı sonlarında
başladıysa, kilisenin ayaklanmada harap olmasından önce de,
Iustinianos'un eski kilisenin yerine yenisini inşa etme planları
yapmış olabileceği düşünülebilir. Ancak kaynaklarda bunu
doğrulayacak bilgi bulunmamaktadır. Eğer Iustinianos'un niyeti
gerçekten bu idiyse, onu buna sevkeden şeyin ne olduğunu
sorgulayabiliriz. |
|