Ayasofia & Ayasofya Ayasofia & Ayasofya

Ayasofia & Ayasofya

Litürjik Donanım

Iustinianos'un ilk kilisesinin bemasının lîtürjik donanımının 558 yılında merkezi kubbenin çökmesi sırasında tahrip olduğu düşünülmektedir. Prokopios'un, lîtürjik donanımın 20.000 kilo gümüşle tezyin edildiğini bildiren kayıtları dışında, kilisenin ilk litürjik donanımının düzenlenişi ve unsurları konusunda hiç bilgimiz bulunmamaktadır. Kubbenin çökmesinden sonra ve kilisenin 562 yılında ikinci kez açılmasından önce bu donanım yeniden yapılmış, belki de kısmen yeniden tasarlanmıştır. Üçte birlik bölümünü bunların anlatımına ayırdığı şiirinde de Paulus Silentiarius bu donanımları ayrıntılı olarak tasvir etmiştir.

Apsiste, yarım daire biçiminde yedi basamaktan oluşan bir synthronon bulunmaktaydı. Bu yedi basamağın en üstte olanında, ortada gümüş kaplanmış patrik tahtı ve iki yanında din adamlarının koltukları yer almaktaydı. Belki 558 yılında kubbenin çökmesinden sonra ayakta kalmış olabileceği düşünülen synthronon'urt, yakındaki Iustinianos dönemi kilisesi Aya İrini'nin günümüze kadar gelen synthronon'unun planına, merdivenlerin altındaki kavisli geçit de dahil olmak üzere, benzerlik gösterdiği düşünülmektedir. Ancak Ayasofya'da böyle bir koridorun varlığını kanıtlayan hiçbir delil bulunmamaktadır. Synthron on'un önünde bir yerde, gümüş sütunlar üstüne oturan 'gümüşten dört kat kemer üstünde yükselen', bir kiborion yer almaktaydı. Sekizgen piramit biçimindeki gümüş kubbesi sunak masasının (mensa) üstünde kule gibi yükselmekteydi ve üstünü süsleyen akantus yapraklarının tepesine gümüş bir küre, bunun üstüne de bîr haç yerleştirilmişti. Sunak masası altın bir levha üzerine oturmaktaydı ve yarı değerli taşlarla bezenmiş altından yapılmıştı. Sunak masasını örten altınla işlenmiş ipek örtüde; İsa, Petrus ve Paulus arasında üç bölümlü arkatta ayakta dururken, ayrıca İsa'nın mucizeleri ve Iustinianos'un yaptığı hayır işleri tasvir edilmişti.

Doğu yarım kubbenin altındaki alanın çoğunu kapladığı görülen bema dikdörtgen şeklindeydi ve üç kapıdan girişi olan açık bir bariyer ile çevrelenmişti. Bu kısım, alacalı mermerden yapılmış korkuluk levhaları, bu levhaların arasında onları yerinde tutan gümüşle kaplanmış on iki sütun ve bu sütunların taşıdığı, üzerinde meleklerin, havarilerin, Meryem ve İsa'nın tasvirlerinin yanı sıra pek çok da kandil bulunan arşitravdan oluşmaktaydı. Korkuluk levhaları, imparatorun ve ölen eşi Theodora'nın adlarının baş harflerini taşımaktaydı. Berna'nın tamamı ya da çoğu gümüş levhalarla kaplanmıştı.

Berna'dan batı yönüne doğru çıkıntı şeklinde solea uzanmaktaydı. Bu, (Batı'daki schola cantorum'a karşılık gelen) din adamlarına ayrılmış yükseltilmiş bir geçiş yoluydu ve kenarları küçük payelerle tutturulmuş mermer korkuluk levhaları ile sınırlandırılmıştı. So/ea'dan ambon'a geçilmekteydi ve şair Paulus buraya özel bir ilgi göstermişti. Ambon, kilisenin boyuna ekseninde, nefin ortasının doğu tarafında bir yerde bulunmaktaydı. Altın yaldızla süslenmiş başlıkları olan sekiz tane 'ustaca işlenmiş sütun, daire biçiminde ya da oval bir platformu, cantor'ların altında rahatça durup ilahileri seslendirecekleri bir yükseklikte tutmaktaydı. Mermer ve fildişinden yapılmış platforma, biri doğudan diğeri batıdan olmak üzere iki merdivenle ulaşılmaktaydı. Ambon'un tümü, aralarında gümüşle kaplanmış mermer levhalar bulunan daha büyük sekiz sütunla çevrelenmişti. Bu sütunlar ve altın yaldız kaplanmış oyma başlıkları, mavi zemin üstüne altın yaldızlı sarmaşık yapraklarıyla süslenmiş, üzerinde bir haç ve kandiller bulunan bir arşitravı taşımaktaydılar. Paulus, 'mermer çayırlarla bezenmiş . . . kuleye benzer ambon'u, nefin denizinden yükselip bema'rur) ana gövdesine bir kıstakla bağlanan ve 'iki taraftan dalgaların dövdüğü' bir adaya benzetmişti.

Güney nefin bir yerine bir metatorium ya da perdeyle ayrılmış bir yer kurulmuştu; ancak bunun tam yeri kesin olarak belirlenememiştir. Paravananın ardında, imparatorun kutsal yortu günlerinde İncil dinlemesi için bir taht bulunmaktaydı. Theodora, kilisenin ikinci kez açılmasından yaklaşık on beş yıl önce ölmüş olduğu için, ikinci kilisede Paulus Silentiarius onun için bir yer belirlemek zorunda kalmamıştır. Ancak ikinci kilisede, kadınlara ayrılan yerin galerilerde olduğunu belirtmekteyse de, bu konu tartışmalıdır. Esasen Iustinianos'un kilisesinde gerçekleştirilen Eucharistia ayininin aşamalarının birçok ayrıntısı aydınlığa kavuşmamıştır.

Şair Paulus'un ana hatlarıyla tasvir ettiği litürjik donanımın köklerinin yerel litürjik uygulamalarda olduğu, ancak çok daha büyük ölçekte tasarlandığı ve şehirde daha önce yapılan tüm kiliselerdekilerden çok daha pahalı olduğunu düşünmek doğru olur. Iustinianos'un ikinci kilisesinin litürjik donanımı, Ayasofya 1204 yılında Haçlılar tarafından yağmalanıncaya kadar yerinde kaldı. 1261 yılında Haçlılar'ın Konstantinopolis'i terk etmelerinden sonra donanım, İmparator Mikhael Palaelogos'un yönetimi döneminde restore edildi. 1346 yılında merkezi kubbenin doğu bölümü çökünce, litürjik donanımın bir kısmı yine tahrip oldu. Andronikos Palaelogos'un eşi İmparatoriçe Anna bunları sonradan restore ettirdi. Bu donanım II. Mehmet'in 1453 yılında Ayasofya'yı kontrol altına alıp yerine bir mihrap koymasına kadar hiç dokunulmadan kalmıştır.

Ayasofya'nın büyüklüğü göz önüne alındığında çalışan kadronun da epeyce büyük olması şaşırtıcı gelmemektedir. 535 yılında çıkarılan bir kanunda, kilisenin kadrosu 60 papaz, 100 erkek diyakoz, 40 kadın diyakoz, 90 diyakoz yardımcısı, 110 İncil okuyucu, 25 ilahi söyleyen ve 100 de muhafız ve kapıcıya ininceye kadar yeni din görevlisi atanmayacağı belirtilmektedir Her ne kadar bu görevliler üç komşu kilisede hizmet vermekteydilerse de, sayıları, katedralin kentin ruhani yaşamındaki önemli rolünü yansıtmaktadır.

Ayasofya Resimleri

Yapı Malzemeleri

Ayasofya Videoları

Site Haritası

Iustinianos'un Kilisesi - Nika Ayaklanması
Anthemios ve isidoros
İmparatorluk Projesi
Iustinianos'tan Önceki Ayasofya
Iustinianos'un İlk Kilisesi
Ayasofya'nın Iustinianos Döneminde Yeniden İnşaası
İç Bezemesi
Litürjik Donanım
Yapı Malzemeleri
Iustinianos'un İkinci Kubbesi

Bizans Dönemi Mozaik Süslemeleri
Güney Giriş Holündeki Mozaikler
İmparatorluk Kapısı
Kuzey Timpanum Duvarındaki ve Pandantiflerdeki Mozaikler
Apsisteki Mozaikler
İmparator Aleksandros'un Mozaiği
IX. Konstantinos ve Zoe'nin Mozaiği
II. Ioannes Komnenos ve Eirene'nin Mozaiği
Deesis Mozaiği

On Beşinci Yüzyıldan Günümüze Ayasofya
Müslümanların Ayasofya'ya Sahip Olma Konusunda İhtiras ve Emelleri
Ayasofya'nın Camiye Dönüştürülmesi
Mozaiklerin Örtülmesi
Minareler
II. Selim Döneminde Mimar Sinan'ın Yaptığı İlaveler
Türbeler
III. Murat ve I. Mahmut'un Yaptırdığı İlaveler
Fossati Kardeşler Tarafından Yapılan Restorasyon
Hat Sanatı
Ayasofya'nın Müzeye Dönüştürülmesi
Günümüzde Yapılan Restorasyon Çalışmaları
Ayasofya'nın Osmanlı Camileri Üzerindeki Etkisi

Ayasofya ile İlgili Yayınlar

Dizin

3D Mekanlar